PALAS KASABASI
HOSGELDINIZ

Palas Tarihi

PALAS TARİHİ        

          Palas Kasabasının tarihi eskiye dayanmasına rağmen kuruluş tarihi hakkında kesin bir bilgi yoktur. Yapılan araştırmalar sonucunda Palasa ilk olarak M.Ö. 1200 yıllarında Tabat Krallığının hakimiyeti altında Hititlerin 20 Prensliğinden biri yerleşmiştir. Daha sonra uzun bir kopukluk olmuş ve Palastaki Ulu Camiinin 1232 yılında Selçuklular tarafından yapılmış olmasıyla tarih konusunda kesin bilgiye ulaşılmıştır. Anadolu Beylikleri döneminde Palas Dulkadiroğlu Beyliği hakimiyeti altına girmiştir. 4. Murat Han’ın Revan Seferine giderken Palas yakınlarında konakladığı ve bu dönemde karışıklık içinde bulunan bölgeye çözüm getirdiği kayıtlara geçmiştir.(21 Ocak 1635) İkinci bir yerleşme olayi da 1706 yılında Türkmen aşiretlerinden Recepli kolunun bir kısmının Halep ten gelen göçmenlerle Palasa yerleşmesiyle olmuştur. Bu dönemde Palas Kayseri gibi büyük bir kazadır, kadılıkla yönetilen bir yerleşim yeridir.
          Osmanlı İmparatorluğunun ilk düzenli nüfus sayımında ( 1831 yılında ) Pınarbaşı Kazası ve Sivas Vilayetine bağlıdır. Cumhuriyet döneminde Pınarbaşı kazasından alınarak Bünyan ilçesine ve daha sonra 1964 yılında da Sarıoğlan ilçesine bağlanmıştır.


 

          PALAS YASSIDAĞ HÖYÜĞÜ 

          Kayseri il merkezinin yaklaşık 50 km kuzeybatısında, Palas Köyü'nün doğusunda, Sultanhanı Höyüğü’nün 5 km kuzeyinde, Yassıdağ adi verilen yumurta biçimli kayalık kütlenin üstündedir. Köyü, ana yola bağlayan tali yol güneyinden geçmektedir. Tepenin yalnız doğuya bakan sırtı tren yolu tarafından kesilmiştir. Höyük, altındaki ovayı, Tuzhisar Gölü'ne ve doğuya açılan yolları kontrol edebilecek bir konumdadır. Ana kayanın yer yer ortaya çıktığı 250 x 100 m'lik alanda çanak çömlekler toplanmıştır. Buradaki ilk yerleşimin ITÇ'nda olduğu sanılmaktadır.


          KASABA ADININ ANLAMI

          Palas kelimesi Farsça bir kelime olup, aslı Pelas kelimesinden gelmektedir. Palas’ın kelime anlamı eski aba, çul, kilim veya keçe demektir.
          Palas’ın adı hakkında bir rivayet daha vardır. Kasabanın sınırları içerisinde bulunan Tuzla Gölünde yasayan kaz yavrularına " Palaz " denir. Kayseri’den ava giden avcılar " Haydi Palaza gidelim " şeklinde birbirlerini çağırırlarmış. Zaman içerinde Palaz sözcüğü  palasa dönmüş ve kasabanın adını almış.

palaskasabasi.tr.gg